MANUKYAN VE 70'LER TÜRKİYESİ

CELAL ARIBAL/HÜRRİYET GAZETESİ


Gerçek kişilerin yaşanmış hikâyelerinden yola çıkarak kaleme aldığı romanlarla okurun ilgisini çeken Osman Balcıgil, ‘Melek Fahişe Terörist’ adlı romanıyla bu kez de vergi rekortmeni, meşhur genelev patroniçesi Matild Manukyan üzerinden Türkiye’nin bir dönemine ve mafya-devlet-siyaset üçgenine ışık tutuyor.

‘Bir Genelev Patroniçesi Matild Manukyan’ın Nefes Kesen Macerası ve Ermeni Terörü’ altbaşlığını taşıyan kitap, yaşanmış olayların etrafına inşa edilen tempolu kurgusuyla okuru ilk andan itibaren içine çekme başarısı gösteriyor. Dönemin önemli gazetelerinden birinde çalışan kıdemli bir gazeteci olan ana karakterin ağzından dinlediğimiz hikâyenin dili sade ve akıcı. Kurgunun gerçeklikle kesiştiği noktalarda, tarihsel gerçeklikle günümüzün gerçekliğinin uyuşmadığı yerlerde dipnotlarla desteklenen metin, okurun romanı bugünün algılarıyla değil, anlattığı döneme göre değerlendirme imkânı sunuyor. Sözgelimi, anlatıcının oturduğu semtin 1980 sonrası geçirdiği dönüşüm neticesinde günümüzdeki halini aldığı, romanın geçtiği dönemde farklı bir demografik yapısı olduğu açıklayıcı bir dipnotla belirtilerek karaktere dair farklı algılara kapılmanın önüne geçiliyor.

Hikâye, 1976 senesinde, eşi İngiliz olan, dolayısıyla zaman zaman İngiltere’ye gidip gelen anlatıcının yurtdışında yaşayan Türk gençlerinin durumları üzerine bir yazı dizisi hazırlamasıyla açılıyor. Röportaj yaptığı gençlerden biri de gazetenin Londra bürosu tarafından bulunan ve Soho’daki seks içerikli görsel şovlarda ‘Turkish Delight’ adıyla rol alan bir kadın. Gazeteci, röportaj için bu kadınla buluşmaya gittiğinde karşısında Audrey Hepburn’ün ‘Tiffany’de Kahvaltı’ filminde canlandırdığı Holly karakterinin neredeyse bire bir kopyasını buluyor. Roman boyunca ‘Holly’ olarak bahsediliyor bu karakterden, gerçek adı hep bir muamma olarak kalıyor. İlerleyen günlerde İstanbul’a dönen ve dönemin güçlü isimlerinden genelev patroniçesi Matild Manukyan’ın meşhur Zürafa Sokak’taki evlerinden birinde çalışmaya başlayan Holly’yi, dönemin popüler filmlerindeki başka popüler karakterler kılığında da görüyoruz. Müthiş bir kılık değiştirme ustası olan bu kadın, ilk röportaj yaptığı günden beri gazetecinin üzerinde gizemli bir etkiye sahip ve ünlü gazeteciyi de Manukyan’la bir röportaj yapması konusunda yönlendiriyor. İçeriden verdiği ilgi çekici bilgilerle gazetecinin iştahını kabartan Holly ve yakın arkadaşı Ferit, böylelikle yepyeni bir macera açıyorlar karakterimizin önünde.

Bir yandan siyasi ve toplumsal olarak cadı kazanına dönmüş Türkiye gündeminde çeşitli haberlerin peşinde koşan karakterimiz, bir yandan da Holly ve Ferit’in yönlendirmeleriyle Manukyan dosyasını açıyor ve bir dizi röportaj gerçekleştiriyor. Ancak bu röportajlardan kısa bir süre sonra Matild Manukyan’ın otomobilinin havaya uçurulmasıyla çalkalanıyor gündem. Manukyan’ın otomobiline bomba koyan Ermeni terör örgütleri mi, milliyetçiler mi, muhafazakârlar mı, yoksa mafya mı derken çok geçmeden büyük bir oyunun parçası haline getirildiğini anlayan gazeteci kendini uluslararası bir maceranın içinde buluyor.

Londra’da başlayan, İstanbul’da demlenen ve Atina’da nihayet bulan bu soluksuz macera, okura bir dönemi adeta kanlı canlı yaşatırken günümüze dek uzanan kimi meselelere dair farklı bir bakış açısı geliştirme imkânı da buluyor.

Bugüne dek 20’den fazla esere imza atmış olan Osman Balcıgil, rahat anlatımı ve sürükleyici kurgusuyla ustalığını bir kez daha konuşturmuş.


https://www.hurriyet.com.tr/kitap-sanat/manukyan-ve-70ler-turkiyesi-42108892

12 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör